Bana göre romantizm bakış açısıdır macere mum ya da gitar değil eli tutulamayan bir sevgili gibi işte platoniktir romantizm tutulabilen el tutkunun eseridir arzuların önemli olan yenik düşmemektir tutkulara aşkı aşk yapan da bozan da budur.
Kahkalar atasım var,noluyo nen bana diye çığlıklar gönderesim yıldızlara,bakıyorum bi bok yok aslında evde su yok kirli çamaşır sepeti zorlasam zombi olacak sımsıcak değil kestane falan da pişirmiyoruz artık hatta havada görünen tek şey dolunay ama zıplayasım var işte çocuklar gibi çıplak ayak koşasım var heryere sevmek arzusundayım fekat henüz bulamadım değenini bulsam hemen durmadan karşılık beklemeden hayatını güzelleştirmek için çalışacak ve koşacağım dedim ya henüz değil yalnızlığı sever oldum milyonlarca kitap arasındaki oo yeee
"Aklar neden geçmez ki ömrümden" diye sorarım kendime Ben ak bir tay Siyah kumlar üzerinde Oradan oraya koşsam da Toyum daha Gözleriniz görmez beni gökyüzünde Beyazdır bulutlar... Yerde de yokum! Körler görür beni Onların siyahından daha asili yok, Beni,kapatırsan gözlerini görürsün Çünkü gözü kapalı insandan zararsızı yok.
29 Kasım 2012 Perşembe
Bu bir şahsa şahsi mesajdır
http://www.youtube.com/watch?v=ro7rIRtr3IY&feature=related
Sana diyorum vakti geldi kasım ve dolunay bir arada işte tut sözünü ben tuttum işte buradayım,pencereden bakıyorum romantik olmasa da her şey azcık düzeldim takıntılarımı söndürdüm insanların yalnızlığına acımıyorum da iki sene önce verilen söz tutulmalı artık bana söz verip tutmayan çok oldu da seninkini kabul etmiyorum.!
Sana diyorum vakti geldi kasım ve dolunay bir arada işte tut sözünü ben tuttum işte buradayım,pencereden bakıyorum romantik olmasa da her şey azcık düzeldim takıntılarımı söndürdüm insanların yalnızlığına acımıyorum da iki sene önce verilen söz tutulmalı artık bana söz verip tutmayan çok oldu da seninkini kabul etmiyorum.!
28 Kasım 2012 Çarşamba
Tüh bee..!Yine kaçırdım treni gemiyi otobüsü uçağı mekiği ulaşım araçlarını bisiklet bile kalmadı uykuyu da kaçırdım ki vay halime.
Gitme isteği de gelmiyor ki artık uyuyup başka bir dünyaya uyanmayı isteyecek mecalim de kalmadı anam babam kardeşlerim ve sevdiklerim sağ şükür duygularım bi topallıyor kötürüm oldu gitti iyice.Tuşlara gitmiyor elim elimden gelse kalkmam yataktan şu aralar kalksam ne değişecek bir haftasonumu bildiğiniz yatarak geçirdim ki hala aynı gidiyor da kalkmalı bi yıkanmalı da üşendim gitti ona da yemek yemeye üşenmesem iyiydi evet evet en iyisi uyuym ben çok yoruldum yazarak
Gitme isteği de gelmiyor ki artık uyuyup başka bir dünyaya uyanmayı isteyecek mecalim de kalmadı anam babam kardeşlerim ve sevdiklerim sağ şükür duygularım bi topallıyor kötürüm oldu gitti iyice.Tuşlara gitmiyor elim elimden gelse kalkmam yataktan şu aralar kalksam ne değişecek bir haftasonumu bildiğiniz yatarak geçirdim ki hala aynı gidiyor da kalkmalı bi yıkanmalı da üşendim gitti ona da yemek yemeye üşenmesem iyiydi evet evet en iyisi uyuym ben çok yoruldum yazarak
Plastik aşklar
Gecenin terimi yaptım yazdım gidiyor...
Sevenden kaçarız,sevmeyenin peşinden koşarız en dandik aşklar bizi bulur sevgili ararken yakışıklı olsun deriz güzel gülsün deriz sevsin deriz giyinsin deriz çocuk olmasın deriz deriz de deriz işte...Acaba bakıyor muyuz kendimize ben olsam kendime bakmam bu ne vurdum duymazlık kıymet bilmezlik vefasızlık anasını.Etten kalpler bitti sanki acısın ulan bırakın da kanasın büyüyün büyüyelim adam olalım adam gibi bizim olsun aşk tek ömürlük ölümüne demiyorum plastiğin birine denk gelirsek hani dönüşü olsun da beş dakikada geçmesin acısı etten kemikten yaratılmışız ama ne halt yemeye nerden icat ettik estetik aşkları hem yalnızız diye bağırıyoruz hem de geleni kovalıyoruz yok böyle bir dünya tüm şairler bunu korumak için yarışmış biz evrimleşiyoruz ilk kommün kavimlere dönmesek bari evlenmenin yasak olduğu sevginin bilinmediği üremenin rastgele üreme amaçlı kombinasyon olarak kullanıldığı taş devrine gerçi şimdi de devrin adı taş ama başka şeyler için kullanıyoruz o kadar seveyim ben böyle işin ecdadını.Bana bakmayın dengesizin biriyim işte kaçıncı karakter yazıyor ömrümde bilmiyorum işte!
Sevenden kaçarız,sevmeyenin peşinden koşarız en dandik aşklar bizi bulur sevgili ararken yakışıklı olsun deriz güzel gülsün deriz sevsin deriz giyinsin deriz çocuk olmasın deriz deriz de deriz işte...Acaba bakıyor muyuz kendimize ben olsam kendime bakmam bu ne vurdum duymazlık kıymet bilmezlik vefasızlık anasını.Etten kalpler bitti sanki acısın ulan bırakın da kanasın büyüyün büyüyelim adam olalım adam gibi bizim olsun aşk tek ömürlük ölümüne demiyorum plastiğin birine denk gelirsek hani dönüşü olsun da beş dakikada geçmesin acısı etten kemikten yaratılmışız ama ne halt yemeye nerden icat ettik estetik aşkları hem yalnızız diye bağırıyoruz hem de geleni kovalıyoruz yok böyle bir dünya tüm şairler bunu korumak için yarışmış biz evrimleşiyoruz ilk kommün kavimlere dönmesek bari evlenmenin yasak olduğu sevginin bilinmediği üremenin rastgele üreme amaçlı kombinasyon olarak kullanıldığı taş devrine gerçi şimdi de devrin adı taş ama başka şeyler için kullanıyoruz o kadar seveyim ben böyle işin ecdadını.Bana bakmayın dengesizin biriyim işte kaçıncı karakter yazıyor ömrümde bilmiyorum işte!
27 Kasım 2012 Salı
bir ah..
Birini ölümüne sevdim...ki öldüm de,inanmadı ölümüme,bir nefesime takmıştı kafayı o da olmazmış ölülerde meğer;ne olduğumu bilemedim olmasaymış o nefes de iyiymiş sanki acının tazelenmesini almazdım o zaman çiçeklerin kokusunu kalbime çekemezdim...
Bazen sancılanırım migren gibi bir şey bu arada geliyor sonra gidiyor ağrı kesici fayda etmiyor.Sevgilim gittin ya ölümüm ağır oldu yanında kanser olmaya bile razı olmuşken sen nerelerdeydin onca zaman ruhumdan parçalar verene kadar senin payını küçültene kadar neredeydin sen?Sevdiğin yoktu sevgilin yoktu eşin dostun bendim gittin ya öyle işte,şükür sancılarım dindi aşk acısı doğurdum ömrüme o büyüyor şimdi yanıbaşımda ellerine dokunamadan gittin sevdiğim mezarını görmüyorum toprağından aldığım kavanozum yok külün yok kokun yok çiçeğin yok mezarına getirdiğim niye gittin sevdiğim sabahları uyanmak zor olmazdı böylesi dostlarıma anlatamıyorum seni demek dost değillermiş gönlünlü benim dostum o da gitti beni terk etti yalnızlığa alıştım sevgilim bir gün yeniden buluşacağız gökyüzünün tam ortasında gün ağarmadan bekle beni içimde olanları anlatacağım bir bir sana...
Ah sevgilim...gitmeseydin olmaz mıydı bir veda bari etseydin ben kimseye diyemiyorum yazık demesinler diye senin mezarında adımın da yazılı olduğunu ardından ağladığımı söyleyemiyorum neyse ki allah dert vermesin kimselere,buralara kaçtım dertleşmek için kimse okumasın diye sen oku her gece rüyalarıma gel yine sıcacık olsun yanım uyandığımda kabustayım zannedip rüyayı gerçek gibi yaşayayım ne istediğimi bilerek geçemedi ömrüm senden sonra acımı dindirmek için zibilyon çeşit hata yaptım geçmiyor hepsi geçti sen geçmiyorsun şimdi sağ gözüm acıyor sigaradandır heralde üç gündür uyanmıyorum sevdiğim öyle yarım yamalak ki ömrüm rüyalarla filmler arası gidip geliyorum seni özlüyorum evet özlüyorum bunu bilemezsin sen kalbinin atması ve ölümün kanına kaynaması sen benim için değil ama ben senin için öldüm senin nefesin olmasa da benimki yeter ikimizi birden yaşatmaya...
Bazen sancılanırım migren gibi bir şey bu arada geliyor sonra gidiyor ağrı kesici fayda etmiyor.Sevgilim gittin ya ölümüm ağır oldu yanında kanser olmaya bile razı olmuşken sen nerelerdeydin onca zaman ruhumdan parçalar verene kadar senin payını küçültene kadar neredeydin sen?Sevdiğin yoktu sevgilin yoktu eşin dostun bendim gittin ya öyle işte,şükür sancılarım dindi aşk acısı doğurdum ömrüme o büyüyor şimdi yanıbaşımda ellerine dokunamadan gittin sevdiğim mezarını görmüyorum toprağından aldığım kavanozum yok külün yok kokun yok çiçeğin yok mezarına getirdiğim niye gittin sevdiğim sabahları uyanmak zor olmazdı böylesi dostlarıma anlatamıyorum seni demek dost değillermiş gönlünlü benim dostum o da gitti beni terk etti yalnızlığa alıştım sevgilim bir gün yeniden buluşacağız gökyüzünün tam ortasında gün ağarmadan bekle beni içimde olanları anlatacağım bir bir sana...
Ah sevgilim...gitmeseydin olmaz mıydı bir veda bari etseydin ben kimseye diyemiyorum yazık demesinler diye senin mezarında adımın da yazılı olduğunu ardından ağladığımı söyleyemiyorum neyse ki allah dert vermesin kimselere,buralara kaçtım dertleşmek için kimse okumasın diye sen oku her gece rüyalarıma gel yine sıcacık olsun yanım uyandığımda kabustayım zannedip rüyayı gerçek gibi yaşayayım ne istediğimi bilerek geçemedi ömrüm senden sonra acımı dindirmek için zibilyon çeşit hata yaptım geçmiyor hepsi geçti sen geçmiyorsun şimdi sağ gözüm acıyor sigaradandır heralde üç gündür uyanmıyorum sevdiğim öyle yarım yamalak ki ömrüm rüyalarla filmler arası gidip geliyorum seni özlüyorum evet özlüyorum bunu bilemezsin sen kalbinin atması ve ölümün kanına kaynaması sen benim için değil ama ben senin için öldüm senin nefesin olmasa da benimki yeter ikimizi birden yaşatmaya...
Faiş zevklerin aşkı
Bazen çarklar tersine döner,yalnızlığa en alıştığınız zamanda geliverir sevda,istemeden geri tepersiniz,en olmadık insanlar buluverir...
Arayıp arayıp bulamayız "o" dediğimizi artık sinmişken kendi ruhumuza,geliverir işte bir bakışta anlarsınız;ama değişen o kadar çok şey vardır ki hayatınıza dair,hani biraz zaman önce görseniz her şeyin heyecanı daha farklı daha fazla olacaktır.Daha da geç kalma ihtimalinizden korkarsınız doğru insandan öncekine kapılıverirsiniz,doğruya yakın olan sizi görüp gider ardından izini de bırakır hani,siz ne yeniye gidebilirsiniz ne de yanlışınıza devam edebilirsiniz yeniden başlar yalnızlık tam dinmişken,hobaa yeniden;öyle bir aşifte dölüdür ki aşk öyle genel evde işçi olanla değil önüne gelene ipine sapına zevk bile almadan yanlışlıkla aradan kaçıp kendini aldatmak diye bir şeyi anlamayıp insanlara kötülük olsun diye bel altı faişelerin arada kaçmış dölü gibi işte ve o anda korkarsınız yalnızlıktan ölmeye yeniden alışacak ve vaz geçemeyecek kadar korkak olursunuz "o" geliverir en yanlış zamanda,olsa ölümsüz olacağının garantisi olmadığından sırtınızı dönüverirsiniz içiniz yana yana,yarayı tadarsınız yine yalnızlık bassa da geceyi bi cigara bi şarap açar sarılır uyursunuz yalnızlığınıza,ağlamayı unuttuğunuz geceye lanet edersiniz,zehri akıtmanın yolunu bulamaz önce hayvanları sonra duvarları anlarsınız ve tebrik ederiz insanları,lanetleyenleri ömrünüzün baharını,kilitler değil çelik zırh kurarsınız kalbinizin üzerine,hani sayılan milyon kat zar yetmez gelir size ve yorgunluk uyku hastalığı ve ardındaki uykusuz geceler yerleşiverir en derinden ne deli ne divane olabilirsiniz,aramıza hoş geldiniz...
Arayıp arayıp bulamayız "o" dediğimizi artık sinmişken kendi ruhumuza,geliverir işte bir bakışta anlarsınız;ama değişen o kadar çok şey vardır ki hayatınıza dair,hani biraz zaman önce görseniz her şeyin heyecanı daha farklı daha fazla olacaktır.Daha da geç kalma ihtimalinizden korkarsınız doğru insandan öncekine kapılıverirsiniz,doğruya yakın olan sizi görüp gider ardından izini de bırakır hani,siz ne yeniye gidebilirsiniz ne de yanlışınıza devam edebilirsiniz yeniden başlar yalnızlık tam dinmişken,hobaa yeniden;öyle bir aşifte dölüdür ki aşk öyle genel evde işçi olanla değil önüne gelene ipine sapına zevk bile almadan yanlışlıkla aradan kaçıp kendini aldatmak diye bir şeyi anlamayıp insanlara kötülük olsun diye bel altı faişelerin arada kaçmış dölü gibi işte ve o anda korkarsınız yalnızlıktan ölmeye yeniden alışacak ve vaz geçemeyecek kadar korkak olursunuz "o" geliverir en yanlış zamanda,olsa ölümsüz olacağının garantisi olmadığından sırtınızı dönüverirsiniz içiniz yana yana,yarayı tadarsınız yine yalnızlık bassa da geceyi bi cigara bi şarap açar sarılır uyursunuz yalnızlığınıza,ağlamayı unuttuğunuz geceye lanet edersiniz,zehri akıtmanın yolunu bulamaz önce hayvanları sonra duvarları anlarsınız ve tebrik ederiz insanları,lanetleyenleri ömrünüzün baharını,kilitler değil çelik zırh kurarsınız kalbinizin üzerine,hani sayılan milyon kat zar yetmez gelir size ve yorgunluk uyku hastalığı ve ardındaki uykusuz geceler yerleşiverir en derinden ne deli ne divane olabilirsiniz,aramıza hoş geldiniz...
25 Kasım 2012 Pazar
Ne bileyim..
Kimi kadınlaşmanın zamanı yeni bir aşk zanneder kimi yeni aşkla unutur kadınlığını kimisi kadınlığı anlayamaz bile kimi tek başına hükümet gibi yaşar...
Hepsi kadın değil miydi bunları genetiği 44+(XX) değil midir bunların hepsinin multifaktöriyel olan insan evladının multimultifaktöriyel canlısı kadınlar...
Kimisi evinin hatununu sever yemek yapan eve geldiğinde sıcacık gülümseyen çoluk çocuk peşine ömür sürdüren sadakat yeminlisi bakımdan bi haber zavallı tatlıcı tombağını,kimisi toprağını süren ineğinin koyununun horozunun peşinden koşan yatakla otlak arasında gidip gelenini,kimi kariyer para peşinde koşup etiket haline gelmişini,kimisi evinde kuma gibi yayvan yayvan dolananın,kimi üçlemenin(aşçı,hanımefendi,vuhu)peşinde maratondadır,kimisi nefes almasının kafi olacağını düşünür.
Peki kadın ne ister sadakat mi şehvet mi dostluk mu huzur mu inanç mı mücadele mi sevgi mi macera mı...biri mi bini mi?
Zordur anlamak kadınları hatta bazen kendileri bile kendilerini anlayamaz farklı düşünür ya da hiç düşünmez peşinden koştuğu çok şey vardır ya da durmak için neden aramaz isterse durur istemezse gider ki artık hep gidiyor kadın canı hep acıyor suçlusu kim erkekler mi?Hayır neden yine bir kadın ya da kadınlar...KAdın kadın için süslenir kadın sevdiğine değil başka kadınlara güvenmez kadın kadının düşmanı mıdır?Doğru insan tabirinde cinsiyet yoktur sadece yanlışın şeytan hükmünde olanı kadından gelir genelde kadındır kadını aldatan erkek suçsuz mudur onun da şeytansı özellikleri olanı vardır ama adamlar testesterona boğulmuş olduğundan onların söylediklerine yaptıklarına bakmayacaksın ruhuna ineceksin o zaman anlarsın onları...
Ah kadınlar...Aranızda çekişip durmaktan yorulmuyor musunuz?Ben de kadınım ama sizi anlayamıyorum bu kadar değersiz mi hayatınız aklınızı sevgiyle dostlukla değil de rekabetle dolduruyorsunuz benim zavallılarım ben melek olamadım şeytanlığı da beceremiyorum ve size kıyasla insanlığın bencilliğini de layığıyla beceremediğimi fark ediyorum ben aşkım sadece kendim için sevgiyim açlık susuzluğum neşeyim bi o kadar da keder ben benim de benim beni bildiğimin binde biri kadar sizi anlamıyorum zavallılar siz bunun farkında olmasanız da...
Hepsi kadın değil miydi bunları genetiği 44+(XX) değil midir bunların hepsinin multifaktöriyel olan insan evladının multimultifaktöriyel canlısı kadınlar...
Kimisi evinin hatununu sever yemek yapan eve geldiğinde sıcacık gülümseyen çoluk çocuk peşine ömür sürdüren sadakat yeminlisi bakımdan bi haber zavallı tatlıcı tombağını,kimisi toprağını süren ineğinin koyununun horozunun peşinden koşan yatakla otlak arasında gidip gelenini,kimi kariyer para peşinde koşup etiket haline gelmişini,kimisi evinde kuma gibi yayvan yayvan dolananın,kimi üçlemenin(aşçı,hanımefendi,vuhu)peşinde maratondadır,kimisi nefes almasının kafi olacağını düşünür.
Peki kadın ne ister sadakat mi şehvet mi dostluk mu huzur mu inanç mı mücadele mi sevgi mi macera mı...biri mi bini mi?
Zordur anlamak kadınları hatta bazen kendileri bile kendilerini anlayamaz farklı düşünür ya da hiç düşünmez peşinden koştuğu çok şey vardır ya da durmak için neden aramaz isterse durur istemezse gider ki artık hep gidiyor kadın canı hep acıyor suçlusu kim erkekler mi?Hayır neden yine bir kadın ya da kadınlar...KAdın kadın için süslenir kadın sevdiğine değil başka kadınlara güvenmez kadın kadının düşmanı mıdır?Doğru insan tabirinde cinsiyet yoktur sadece yanlışın şeytan hükmünde olanı kadından gelir genelde kadındır kadını aldatan erkek suçsuz mudur onun da şeytansı özellikleri olanı vardır ama adamlar testesterona boğulmuş olduğundan onların söylediklerine yaptıklarına bakmayacaksın ruhuna ineceksin o zaman anlarsın onları...
Ah kadınlar...Aranızda çekişip durmaktan yorulmuyor musunuz?Ben de kadınım ama sizi anlayamıyorum bu kadar değersiz mi hayatınız aklınızı sevgiyle dostlukla değil de rekabetle dolduruyorsunuz benim zavallılarım ben melek olamadım şeytanlığı da beceremiyorum ve size kıyasla insanlığın bencilliğini de layığıyla beceremediğimi fark ediyorum ben aşkım sadece kendim için sevgiyim açlık susuzluğum neşeyim bi o kadar da keder ben benim de benim beni bildiğimin binde biri kadar sizi anlamıyorum zavallılar siz bunun farkında olmasanız da...
Günaydın Sevgilim...
Meksika tadında bir sabah daha...
Günaydın sevgilim burada yılbaşı kışa rastlıyor senin için yaz olacak karların altında tık diye atacak sene göstergemiz senin ise deniz kum güneş olacak etrafında bu sene biraz daha garip olacak öğrendiklerimi sana da öğretecek her şeyi seninle ama kendime göre yaptığım bir sene olacak hayatı biraz daha ilginçleştirmek için sabit müzik türlerime yenilerini ekliyorum nefes almadan yaşamanın bittiği dönemdeyim aldığım her nefese şükretme zamanıdır bir yalanın peşinden giderken öğrendiğim country farklı bir renk kattı hayatıma ritmi mükemmel sana da gönderiyorum bir kaç tane :) http://fizy.com/#s/2b6duc bunu dinlemelisin sen geldikten sonra bununla dans edeceğiz daha şimdilik farklı zamanların çocuklarıyız bir gün eşitlendiğimizde dinleyeceğiz.
Evet sevgilim farklı bir enerjinin peşinden koşuyorum bu aralar yarın baleye 5 aralıkta operaya gideceğim kardeşimulle zımbırtıdaki işim devam ediyor sana sevgimle birlikte sana tanışma tarihimizi de verdim 5 Aralık 2012 ADOB salon girişinde karşılaşacağız ilk tanışacak muhabbet edeceğiz sonra bizim okula gelmen için sözleşeceğiz asıl aşk orada başlayacak o da sürpriz mi olsun tarihini vereyim mi adını söylemeyeceğim ama evimde yazılı geldiğinde göreceksi bu da 2013 yıbaşı gecesine denk geliyor sınavım olduğu için şarap yerine kola içeceğiz hindi yapmaya zamanım olmayacağı için 5 ocakta telafi edeceğiz ama yeni seneye birlikte başlayacağız şaşıracaksın bunu okuduğunda sana bir sır vereyim mi sakın elimden tutma vaz geçerim senden sarılma öpme yaklaşma gül çünkü gülüşün çok güzel artık geri döndüğün için bir kutlama daha bizi bekliyor :) bana beni sevdiğini söyleyemeyeceğini de biliyorum komiktir ki sen henüz adımı bilmiyorsun ama ben seni gördüm saçlarının rüzgarla dansını gamzeni gördüm yanaklarındakinden bahsetmiyorum ruhundaki gamzen çok şirin sana ayrı bir tatlılık katıyor seni anlatmak o kadar hoşuma gidiyor ki şu anda nasıl tanışacağımızı merak ettiğini biliyorum ama onu sona bırakıyorum.Sana seni anlatayım dışarıdan çocuksu duruyorsun bedenen değil güler yüzünle neşenle içindeki acıları bu kadar saklamana gerek yok bana güvenebilirsin seni yarı yolda bırakmam diğerleri gibi aslında az çok biliyorum seni insanlar hisseder ama ayrılacağız kuzum ve benden vaz geçemeyeceksin daha sonra büyüyeceğin anda seninle olacağım birlikte yetişeceğiz zamana danslara filmlere ve kitaplara senden bir kitap önerisi bekliyorum iyi düşün çünkü o senin hakkındaki düşüncelerimi etkileyecek ben henüz hayatımın kitabını bulamadım senden bekliyorum dualarını da bekliyorum :) şimdi nasıl tanışacağımızı da söyleyeyim üzerindeki neşeyle ritminle tanıyacağım ben seni sen ise kapının önünde sigarasını yakmış arkadaşının içeri girmek için sabırsızlandığı sessiz birini göreceksin renklere gerek yok turuncunun yeniden doğuşu anına denk geliyor bunu hissedeceksin adımı sormayı bu defa unutma lütfen :) şimdilik hoşçakal sevgilim artık yarın ya da 5 aralıkta görüşürüz :)
Günaydın sevgilim burada yılbaşı kışa rastlıyor senin için yaz olacak karların altında tık diye atacak sene göstergemiz senin ise deniz kum güneş olacak etrafında bu sene biraz daha garip olacak öğrendiklerimi sana da öğretecek her şeyi seninle ama kendime göre yaptığım bir sene olacak hayatı biraz daha ilginçleştirmek için sabit müzik türlerime yenilerini ekliyorum nefes almadan yaşamanın bittiği dönemdeyim aldığım her nefese şükretme zamanıdır bir yalanın peşinden giderken öğrendiğim country farklı bir renk kattı hayatıma ritmi mükemmel sana da gönderiyorum bir kaç tane :) http://fizy.com/#s/2b6duc bunu dinlemelisin sen geldikten sonra bununla dans edeceğiz daha şimdilik farklı zamanların çocuklarıyız bir gün eşitlendiğimizde dinleyeceğiz.
Evet sevgilim farklı bir enerjinin peşinden koşuyorum bu aralar yarın baleye 5 aralıkta operaya gideceğim kardeşimulle zımbırtıdaki işim devam ediyor sana sevgimle birlikte sana tanışma tarihimizi de verdim 5 Aralık 2012 ADOB salon girişinde karşılaşacağız ilk tanışacak muhabbet edeceğiz sonra bizim okula gelmen için sözleşeceğiz asıl aşk orada başlayacak o da sürpriz mi olsun tarihini vereyim mi adını söylemeyeceğim ama evimde yazılı geldiğinde göreceksi bu da 2013 yıbaşı gecesine denk geliyor sınavım olduğu için şarap yerine kola içeceğiz hindi yapmaya zamanım olmayacağı için 5 ocakta telafi edeceğiz ama yeni seneye birlikte başlayacağız şaşıracaksın bunu okuduğunda sana bir sır vereyim mi sakın elimden tutma vaz geçerim senden sarılma öpme yaklaşma gül çünkü gülüşün çok güzel artık geri döndüğün için bir kutlama daha bizi bekliyor :) bana beni sevdiğini söyleyemeyeceğini de biliyorum komiktir ki sen henüz adımı bilmiyorsun ama ben seni gördüm saçlarının rüzgarla dansını gamzeni gördüm yanaklarındakinden bahsetmiyorum ruhundaki gamzen çok şirin sana ayrı bir tatlılık katıyor seni anlatmak o kadar hoşuma gidiyor ki şu anda nasıl tanışacağımızı merak ettiğini biliyorum ama onu sona bırakıyorum.Sana seni anlatayım dışarıdan çocuksu duruyorsun bedenen değil güler yüzünle neşenle içindeki acıları bu kadar saklamana gerek yok bana güvenebilirsin seni yarı yolda bırakmam diğerleri gibi aslında az çok biliyorum seni insanlar hisseder ama ayrılacağız kuzum ve benden vaz geçemeyeceksin daha sonra büyüyeceğin anda seninle olacağım birlikte yetişeceğiz zamana danslara filmlere ve kitaplara senden bir kitap önerisi bekliyorum iyi düşün çünkü o senin hakkındaki düşüncelerimi etkileyecek ben henüz hayatımın kitabını bulamadım senden bekliyorum dualarını da bekliyorum :) şimdi nasıl tanışacağımızı da söyleyeyim üzerindeki neşeyle ritminle tanıyacağım ben seni sen ise kapının önünde sigarasını yakmış arkadaşının içeri girmek için sabırsızlandığı sessiz birini göreceksin renklere gerek yok turuncunun yeniden doğuşu anına denk geliyor bunu hissedeceksin adımı sormayı bu defa unutma lütfen :) şimdilik hoşçakal sevgilim artık yarın ya da 5 aralıkta görüşürüz :)
4 Kasım 2012 Pazar
Yarım çeyrek dua
Anlatamadım sessizliği,arkaplanda benimle gelenleri,ben aşkı yaşamak içim doğmuşum sadece çocuksu yanımın eşliğinde tüm yaratılanlar gibi köşe yazılarında hikayelerde araştırmalarda gökkuşağında ve zifirilerde arayanlardan oldum hep aradığım şey hep bulamadığımdı yani hep aramakla meşgul oldum çocukken ışığa koşanlardan değil ışığı kendiliğinden oluşturanlardan olmayı severdim hep bambaşka geçti hayat tadım...
Hep aşkı aradım aşık olandım aşkların dipsizliğine sanata aşık oldum dostluğa aileme ve her şeyden önce yaratana bu devirde anlamıyorlar böyle işleri ya namazda sanıyorlar aşkı ya yatakta kalbi hikaye aracı olarak kullanmayı da öğrendiler kandırmacalar arasında yaşayıp gidiyoruz işte yuvarlanamadan çizginin üzerinde bale yapmaya çalışarak bizim sırat köprümüz nefes almak ve incecik çizgimizde tonlarca yükü iş edinmişiz kendimize cümleler kurmayı bırakıp bi kandırmacaya başlamışız oysa ne güzel hayaller ve yaşayabilmek içlerinde,karnımızı doyurabilmenin güzelliği ne güzeldir oysaki hala bebek maması yiyebilmenin çay içtiğinde yakılan sigaranın ve dertleşebilmenin sonsuz ve sınırsız bir güvende ne güzeldir onlarca kitap milyonlarca müzik arasında çarpışmalı aşkların arasında yaşayabilmek ve baş rolünde kalabilmek hayatımızın yeniden her şeyi kaybettiğinizi hissederken ümitlenebilmek baştan yazbilmek bir kitabı onca şeyin arasında
Güzeller baktıkça görülür kötüler için hiç bir şeye gerek yoktur onlar sadece güzellerin arasında serpilmiş kıymet artırıcılardır onlar olmasa hayatın cennetinin farkına nasıl varacaktık ki yeni bir dua öğrettim kendime rabbim beni kötülerle karşılaştırma değil kötülerin zararından ziyanından beni koru ama daha çok kötü göreyim ki iyiyi kalbimde pekiştirebileyim dünyanın en kötü erkeğine aşık olayım ki en iyisini bulduğumda ona bağlanayım kaderimi sanki bomboş ve huzurlu bir zamanımda kalemi kağıdı elime alıp leylaları yaşarken yazmışım gibi yaşayım dualar bitmez bizde sen işini bilirsin diye hayırlısı diyerek sana bıraktım her şeyimi söyleyebileceğim tek şey şükürler olsun...
Hep aşkı aradım aşık olandım aşkların dipsizliğine sanata aşık oldum dostluğa aileme ve her şeyden önce yaratana bu devirde anlamıyorlar böyle işleri ya namazda sanıyorlar aşkı ya yatakta kalbi hikaye aracı olarak kullanmayı da öğrendiler kandırmacalar arasında yaşayıp gidiyoruz işte yuvarlanamadan çizginin üzerinde bale yapmaya çalışarak bizim sırat köprümüz nefes almak ve incecik çizgimizde tonlarca yükü iş edinmişiz kendimize cümleler kurmayı bırakıp bi kandırmacaya başlamışız oysa ne güzel hayaller ve yaşayabilmek içlerinde,karnımızı doyurabilmenin güzelliği ne güzeldir oysaki hala bebek maması yiyebilmenin çay içtiğinde yakılan sigaranın ve dertleşebilmenin sonsuz ve sınırsız bir güvende ne güzeldir onlarca kitap milyonlarca müzik arasında çarpışmalı aşkların arasında yaşayabilmek ve baş rolünde kalabilmek hayatımızın yeniden her şeyi kaybettiğinizi hissederken ümitlenebilmek baştan yazbilmek bir kitabı onca şeyin arasında
Güzeller baktıkça görülür kötüler için hiç bir şeye gerek yoktur onlar sadece güzellerin arasında serpilmiş kıymet artırıcılardır onlar olmasa hayatın cennetinin farkına nasıl varacaktık ki yeni bir dua öğrettim kendime rabbim beni kötülerle karşılaştırma değil kötülerin zararından ziyanından beni koru ama daha çok kötü göreyim ki iyiyi kalbimde pekiştirebileyim dünyanın en kötü erkeğine aşık olayım ki en iyisini bulduğumda ona bağlanayım kaderimi sanki bomboş ve huzurlu bir zamanımda kalemi kağıdı elime alıp leylaları yaşarken yazmışım gibi yaşayım dualar bitmez bizde sen işini bilirsin diye hayırlısı diyerek sana bıraktım her şeyimi söyleyebileceğim tek şey şükürler olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)